Boşanma davasının en önemli delilleri, çoğunlukla ve istisnalar kaideyi bozmamak üzere, tanık beyanı olmaktadır. Bu nedenle tanık beyanlarının önemi üzerinde durulması gerekir. Peki boşanma davasında niçin tanık beyanına dayanılır ve tanık beyanı ile hangi hususlar ispat edilmeye çalışılır?

Boşanma Davasında Niçin Tanık Dinlenir?

Boşanma davaları, anlaşmalı boşanma davası veya çekişmeli boşanma davası şeklinde görülmektedir. Anlaşmalı boşanma davasında tanık dinlenilmesine gerek olmaksızın, taraf iradeleri yönünde, anlaşmalı boşanma protokolüne uygun olarak hüküm kurulur. Ancak çekişmeli boşanma davalarında durum bundan çok farklıdır.

Çekişmeli boşanma davasında boşanmaya karar verilebilmesi için taraflardan birinin kusurlu davranışları ile evlilik birliğini diğer eş açısından çekilmez hale getirmiş olması veya Türk Medeni Kanunumuzda belirtilmiş olan özel boşanma sebeplerinden birinin gerçekleşmiş olduğunun ispatlanması gerekmektedir. Dolayısıyla çekişmeli boşanma davasında diğer eşe kusur izafe edilmesi ve iddia edilen bu hususun hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekmektedir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Yargılama Usulü

Çekişmeli boşanma davası, taraflardan birinin yetkili ve görevli mahkemeye vereceği dava dilekçesinin sunulması ve gerekli harçların yatırılması ile açılır. Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davasında evlilik birliğinin, davalı eşin kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsılmış olduğu ve artık bu birlikteliğin sürdürülmesinin diğer eş açısından çekilmez hale gelmiş olduğu hususu ispatlanmalıdır.

Özel boşanma sebepleri şunlardır:

  • Zina nedeniyle boşanma davası
  • Terk nedeniyle boşanma davası
  • Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası

Boşanma Davasında Deliller

Boşanma davasında sunulabilecek deliller arasında nüfus kayıtları, SED raporu, mesajlaşma ekran görüntüleri, sosyal medya yazışmaları, telefon arama ve SMS kayıtları, tanık beyanı, keşif, bilirkişi, ses ve görüntü kayıtları, banka hesap dökümleri, otel kayıtları gibi birçok delil bulunmaktadır.

Boşanma davasında delillere ilişkin olarak en çok dikkat edilmesi gereken husus, delillerin hukuka uygun olmasıdır. Eşin telefonuna casus yazılım yüklenerek elde edilmiş deliller kabul edilmeyeceği gibi, ceza hukuku anlamında sorumlulukların doğmasına da sebebiyet verebilir.

Boşanma Davasında Tanık Beyanı

Boşanma davasında tanık beyanı, dava konusu edilen birçok hususun ispatında kullanılabilmektedir. Zina (aldatma), sadakatsizlik, güven sarsıcı davranış, fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet gibi birçok farklı olgu tanık beyanı ile ispat edilebilir.

Tanık beyanı, tanık açısından önemli bir görev ve sorumluluk ihtiva etmektedir. Tanık, adaletin yerine gelmesi için bildiklerini mahkemeye olduğu gibi ifade etme görevini yerine getirmelidir; bu görevi yerine getirdiği esnada yemin altında yalan beyanda bulunması, TCK 272. maddesi uyarınca yalan tanıklık suçuna sebebiyet verecektir.

Boşanma Davasında Kimler Tanıklık Edebilir?

Boşanma davasına taraf olmayan 3. kişiler tanık olarak gösterilebilir. Halk arasında yaygın olan yanlış kanının aksine, tarafların anne, baba, kardeş gibi akrabaları da boşanma davasında tanıklık edebilir. Bu kişilere yalnızca HMK 247. ve 248. maddeleri mucibince tanıklıktan çekinme hakları olduğu hatırlatılır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.

Boşanma Davasında Tanık Listesi Sunma Süresi

Tanıkların usulüne uygun olarak ve delil dilekçesi süresi içerisinde sunulmaması, tanık beyanından feragat edilmiş olması anlamına gelebilir. Tanık listesinde gösterilmeyen kişiler daha sonra tanık olarak dinletilemez. Ayrıca tanık listesi verildikten sonra ikinci bir liste verilemez.

Bu ve benzeri usule ilişkin detay hususlar, boşanma davasında meydana gelecek sonuca ilişkin olarak son derece önem arz etmektedir. Bu nedenle boşanma davalarının alanında uzman İstanbul boşanma avukatı aracılığıyla yürütülmesi, tarafların menfaatine olacaktır.

Boşanma Davasında Tanık Beyanının Önemi

Tanık beyanlarının aksi ispat edilinceye kadar bu beyanların doğru olduğu kabul edilecektir. Boşanma davasında tanık beyanı ile taraflar arasında yaşanmış olan olayların ispatı oldukça kolaylaşmaktadır. Evli bir çiftin arasında yaşanan tartışmaların banka hesap dökümleri veya nüfus kayıtları gibi deliller ile ispatı mümkün değildir. Aynı şekilde, tartışan çiftlerin her zaman ses veya görüntü kayıtları alması da hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, tanık beyanının önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

Boşanma Davasında Tanıklara Davetiye

Taraflarca tanık listesine dahil edilmiş olan tanıklara HMK 243. madde ve devamı hükümlerine uygun olarak davetiye çıkarılır. Usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilmiş olan tanığın duruşmaya katılması zorunludur; aksi takdirde tanığın kolluk tarafından zorla getirtilmesine karar verilebilir.

Boşanma Davasında Tanığa Neler Sorulur?

Tanıklara, tarafların davada ileri sürmüş oldukları hususlara ilişkin sorular yöneltilir. Tanığa hakim, davacı veya davalı ve onların vekilleri tarafından soru yöneltilebilir. Davacı veya davalı asiller ise tanığa yalnızca hakim aracılığıyla soru yöneltebilirler.

HMK 152/1: "Duruşmaya katılan taraf vekilleri; tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorabilirler."

Boşanma Davasında Nasıl Tanıklık Edilir?

Boşanma davasında kişilerin kendi iradeleri ile tanık olmaları mümkün değildir. Bir kişinin tanıklık yapabilmesi için davacı veya davalı tarafından tanık gösterilmiş olması gerekmektedir.

Uygulamada taraf tanıkları, taraf vekili olan avukatlar tarafından duruşma salonu önünde hazır edilmektedir. Vekil yoksa mahkemeye giden tanık, dosyanın bulunduğu mahkemenin duruşma salonu veya kalemine giderek mahkeme personeline duruşmaya katılmaya hazır olduğunu söyleyebilir ve onların direktiflerine göre hareket edebilir.

Tanıklık Yapacak Olanların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Mahkeme huzuruna çıkan tanığa önce kimlik bilgileri sorulur, kimliği doğrulanır. Akabinde varsa tanıklıktan çekinme sebepleri hatırlatılır ve yemin ettirilir. Tanık yemini ettirilirken hakim de dahil fiziki engeli bulunmayan herkes ayağa kalkar.

Boşanma davasında tanıklık edecek kişiler, yemin altında yalan beyanda bulunmanın TCK'da yer alan yalan tanıklık suçunu meydana getireceğinin ve tazminat yükümlülüğünü de doğurabileceğinin bilincinde olmalıdır.

Boşanma Davasında Tanıklıktan Çekinme

Aşağıdaki kişiler tanıklıktan çekinebilir:

  • Taraflardan birinin eski eşi
  • Taraflardan birinin alt soyu (çocukları, torunları) veya üst soyu (annesi, babası, büyükannesi)
  • Taraflardan biri ile aralarında evlatlık bağı bulunanlar
  • Üçüncü dereceye dahil kan veya kayın hısımları (evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi)
  • Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk
  • Kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler (sır sahibinin rızasıyla çekinemezler)
  • HMK 250. maddesi uyarınca menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle çekinebilecek kişiler

Boşanma Davasında Tanıklara İtiraz

Tanığın davada yararının bulunması gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşku uyandıracak sebeplerin varlığı halinde, davacı veya davalı tarafından tanığa itiraz edilebilir.

HMK 255: "Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir."

Boşanma Davasında Husumetli Tanıkların Beyanı

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre husumetli tanıkların beyanları karara esas alınamamaktadır. Taraflardan birisi ile tanıklar arasında husumet bulunması; taraflar arasında derdest dava bulunması, özellikle cezai soruşturma veya kovuşturma süreçleriyle ispat edilebilir.

Boşanma Davasında Çelişkili Tanık Beyanları

Somut olgularla, taraf beyanlarıyla veya diğer delillerle ya da diğer tanıkların beyanlarıyla çelişkili tanık beyanlarının mevcudiyeti halinde hakim, somut olayın gereklerine göre bu beyanları görmezden gelebilir. Ancak gerekçeli kararında tanık beyanlarına niçin dayanılmadığı açıkça gösterilmelidir.

Usulüne Uygun Çağrıya Rağmen Duruşmaya Gelmeyen Tanığın Zorla Getirtilmesi

HMK 243. maddesi uyarınca usule uygun olarak duruşmaya davet edilen tanığın kendi rızasıyla duruşmaya katılım göstermemesi halinde kolluk vasıtasıyla zorla getirtilmesi mümkündür. Ayrıca çağrıya uymadığı için zorla getirtilen tanığa, haklı bir sebep ispatlayamazsa HMK 245. madde uyarınca disiplin para cezası kesilir.

Tanık Yemini ve Yemine Aykırılık

Tanık dinlenmeden önce fiziksel engeli bulunmayan herkes ayağa kalkar ve tanığa yemin ettirilir. Yemin metni şu şekildedir:

"Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara vereceğiniz cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına ve bilginizden hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyor musunuz?"

Yemine aykırılık, TCK 272. maddesinde düzenlenmiş olan yalan tanıklık suçunu meydana getirecektir.

Küçük veya Ayırt Etme Gücüne Sahip Olmayan Tanıklar

Aşağıdaki kişiler tanıklık yapacak olmaları halinde yemin ettirilmeden dinlenir:

  • Tanık olarak dinleneceği esnada henüz 15 yaşını doldurmamış olanlar
  • Yeminin nitelik ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmayanlar

Yeminsiz dinlenen tanıkların beyanı, yemin ettirilmek suretiyle dinlenecek olan tanıkların beyanı kadar etkili olmamakla birlikte, hakim nezdinde vakaların gerçekleşmiş olup olmadığını ortaya koymaya ilişkin kanaat oluşturmak adına kullanılabilir.

Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

Tanığın yalan söylediğinin anlaşılması halinde, hiçbir suç duyurusuna gerek olmaksızın hakim tarafından resen tutanak düzenlenir ve bu tutanak derhal Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Yalan tanıklık suçu TCK 272. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre boşanma davasında yalan tanıklık suçunu işleyen kişi hakkında TCK 272/2 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.

Başka Şehirde Bulunan Tanıkların Talimatla Dinlenmesi

Boşanma davasında dinlenecek olan tanık, boşanma davasına bakmakta olan mahkemenin bulunduğu yerden farklı bir yerde ikamet ediyor olabilir. Bu halde tanığın talimatla, kendi bulunduğu yer mahkemesinde dinlenmesi gerekecektir.

Boşanma Davasında Tanıklık Ücreti

Mahkeme tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan "Tanıklık Ücret Tarifesi" uyarınca ödeme yapılır. Bunun yanında tanık, tanıklık edebilmek adına seyahat etmek durumunda kalmışsa yol giderleri ile konaklama ve beslenme giderleri de karşılanır. Tanıklık ücretinden vergi, resim, harç adı altında hiçbir kesinti yapılmaz.

Boşanma Davasında Tanık Beyanına İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2021/8419 E., 2021/9865 K.

Yeri ve zamanı belli olmayan soyut tanık beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Erkeğe kusur olarak yüklenen kadına küfür ettiğine dair tanık beyanı yeri ve zamanı belli olmayan, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak soyut izahlardan ibaret olup kusur belirlemesinde dikkate alınamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2015/4368 E., 2015/20947 K.

Akrabalık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (HMK m.255).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2014/21338 E., 2015/6488 K.

Dosyayı sürüncemede bırakma amacı yoksa, tanıkların tümünün dinlenmemesi HMK 241. maddeye aykırıdır. HMK 241. maddesinin amacı gerekçesinde de belirtildiği üzere kanıtlanan hususlarla ilgili davanın gereksiz uzamasının önlenmesidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2021/7268 E., 2021/8748 K.

Yeri ve zamanı belli olmayan soyut nitelikte tanık beyanları ile taraflara kusur yükletilemez. Güven sarsıcı davranışa dair tanık beyanı yeri ve zamanı belli olmayan soyut nitelikte olup bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilmesi doğru değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2017/4489 E., 2018/13951 K.

Tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil yoksa akrabalık beyanı değersiz kılmaz. Davacı tanıklarının gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına dair dosya içerisinde ciddi ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2013/21434 E., 2014/4033 K.

Husumetli tanık beyanları karara esas alınamaz. Tanığın davalı ile karşılıklı ceza davası bulunduğundan beyanına itibar etmemek doğrudur; ancak husumeti ispat edilemeyen diğer tanıkların beyanına itibar edilmemesi usul ve yasaya uygun değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — 2022/1812 E., 2022/3630 K.

Çelişkili tanık beyanları hükme esas alınamaz. Davalı kadın tanıklarından birinin dayanak dosyadaki beyanları ile iş bu dosyadaki beyanları arasında çelişkiler bulunduğu; bu çelişkili beyanların hükme esas alınması doğru olmamıştır.